Hem-sohbet: Mehmet Erkurt

Bugün yeni bir söyleşi ile karşınızdayım. Deneme yazmayı çok seviyorum ama açıkçası söyleşinin yeri bende daha bir ayrı… Bunun nedeni ise aklımdaki soruları tanışmak ve fikirlerini almak istediğim insanlara sorabilmem. İşte bu…

A Poem About Something

On a long road, my life is in my hand. I’m walking towards the sunset. No matter where I go, I’m just listening to my heart’s voice. It doesn’t matter what I…

Edebî Sohbetler VII: Astrid Lindgren

Uzun zamandır ara verdiğim Edebî Sohbetler yazı serisinin bu yazısı hakkında pek çok konu aklımdan geçti ama en sonunda kendimi “Neden Astrid Lindgren hakkında konuşmuyoruz?” sorusunu sorarken buldum. Ben, Astrid Lindgren ile…

21.Yüzyılın Hastalığı: Yarı Cahillik

Geçen yıl, bu zamanlarda insanların okumadığını ve okumaya karışı ön yargılı olduklarını kaleme aldıktan sonra bir başka özelliklerini daha keşfettim: Kendini geliştirememek. Bu özellik okumak ile de bağlantılı olduğu için düşüncelerimi içimde…

Birtakım Eğitimsel Meseleler

Son zamanlarda eğitim üzerine fazla düşünür oldum. “Eğitim nedir?”, “İyi eğitim/kötü eğitim diye bir ayrım mevcut mudur?”, “Eğitimde geldiğimiz konum ne?” vb. sorular aklımın içerisinde dönüp durdu. Şüphesiz ki sadece beni değil,…

Hem-sohbet: Ezgi Güler

Bugün çok büyük bir heyecanla ve mutlulukla gerçekleştirdiğim bir söyleşi ile karşınızdayım. Öncelikle Ezgi Güler’e çok teşekkür etmek istiyorum sorularımı içtenlikle cevapladığı için. Bu yazı vesilesiyle iletişim kurma fırsatı yakaladığımızda gerçekten ondan…

Hem-sohbet: Kazıklı Maria

Yazılarımı yazmaya devam ettiğim sürede aslında aklımda hep söyleşi fikri vardı. Uzun bir süre öylece aklımda kalmaya devam etti bu fikir ama en sonunda gerçekleştirmeye karar verdim. Bu fikir ile birlikte severek…

Torimodosu

Yaşamın en güzel dönemi bence yirmili yaşlar… İnsan bu dönemde daha cesur, daha kararlı, daha öz güven sahibi hissediyor kendisini. En azından benim için bu böyle. Ancak, bence bu dönemi güzel yapan…

Edebî Sohbetler VI: İlyada

Edebiyat, içerisinde birçok tarihi, dönemi, milleti ve önemli ismi barındıran bir kavramdır. Bu nedenle edebî sohbetler çerçevesinde yakın geçmişten biraz uzaklaşmanın, edebiyatın ilk tohumlarının atıldığı devirlere gitmenin bizim için yeni bir dünyanın…

Edebi Sohbetler V: Gogol’ün Paltosu

Bir palto için insan hayatından vazgeçebilir mi? Bu soruyu Gogol’ün uzun hikâyesi olan Palto’sunu okuduktan sonra çokça sordum kendime. İnsanın kulağına başta tuhaf gelmekle birlikte, hikâyeyi okudukça aslında “Sanırım, evet” diye geçiriyor…

Çocuklar Hakkında Bir Not

Her insan doğar, büyür ve ölür; doğmak ile ölmek arasında geçen sürede de hem ruhsal hem de bedensel olarak değişimlerden geçer. Saçımız uzar, boyumuz uzar, olgunlaştıkça düşüncelerimiz değişir, eskiden üzüldüğüm şeylere artık…

Edebi Sohbetler IV: Çehov’un Altıncı Koğuşu

Dünya Edebiyatı’nda üzerine saatlerce düşünülebilecek, bulunduğu eserin önüne geçen ve aslında birer felsefe ürünü olan birçok kahraman vardır. “Edebi Sohbetler” yazı serisinin her bir yazısında bu önemli kahramanlara değinmeye çalıştığımdan dolayı bu…

Edebi Sohbetler III: Samsalaşmak

Bazen insanın kendini yorgun, ümitsiz, hayata ve daha da önemlisi kendine karşı yetersiz hissettiği anlar olur. Öyle bir andır ki bu, kendinizi odada öylece duran, hiç kıpırdamayan bir eşya gibi hissedersiniz ya…

Fikirler Ölmez

Her ayın kendine göre bir rengi, bir anlamı vardır benim için. Eylül-Ekim ayları denilince turuncu, sarı renkleri gelir aklıma; bir de huzur. Elimde çayım, pencereden dışarıyı seyrederken yağmurun toprağa ayak basışını, yaprakların…

Edebi Sohbetler II: Büyük Engizisyoncu

Bir önceki yazımızda Karamazov Kardeşler’in iki ayrı karakteri olan İvan ve Alyoşa’ya göz atmıştık. Bu yazımızda ise sohbeti biraz derinleştirme vakti! Yazının derinliklerine inmeden önce “Engizisyon” kelimesinin ne olduğunu biraz aydınlatmak isterim.…