“Biz kimiz?” sorusu altında filokalist’i tanıtmak yerine en iyi bildiğim işi, yani bir şeyler üzerine yazıp karalamayı seçiyorum bu yazıyı okuyanların filokalist ile tanışması ve ona “Merhaba!” diyebilmesi için. Kelime anlamı, neden adının bu olduğu gibi konulara girmeden neden böyle bir platformun var olduğundan bahsedeyim size. Filokalist aslında yıllar yıllar öncesinden beri var olan bir platform, ben de bir zamanlar yazarlarından biriydim. Nedendir bilmem, benim için yeri hep ayrı oldu. Başka yerlerde de yazdım, oraları da sevdim; ancak filokalist benim için Ahmet Haşim’in O Belde’si oldu hep. Kendimi olduğum gibi aktarabildiğim ya da aktarmaya çalıştığım, varlığının yazmayı seven herkes için faydalı olduğunu düşündüğüm, yazanı geliştiren, okuyanı iyileştiren, yazmayı sevenleri de bir araya getiren bir yerdi; o beldeydi, nefy ü hicre mahkûm olduğumuz dünyalarımızdan bir kaçıştı. En azından benim için. Çok uzun bir süre filokalist’te yazdım; bazen hayat koşturmacasından, bir yerlere yetişmeye çalışmaktan, yazmayı unuttum ve ara ara uzaklaştım. Ancak hep içimde bir filokalist sevdası kaldı; ona anlamlar ve hayaller yükledim. Ardından yaşanan ayrılık ile filokalist bir kenarda sessiz, hiç var olmamışçasına beklerken yollarımız tekrar kesişti ve bu sefer, filokalist ile en başında hayalini kurduğum yerde bir araya geldik. Sizler de ilk kez görüyor; burası da neymiş, diye okuyorsunuz yazdıklarımı. Öncelikle burada, filokalist’te olduğunuz için çok mutlu olduğumu belirtmek isterim. Burası bir dergi değil, her ay ya da hafta yayımlanmıyoruz ve “biz bir dergiyiz” iddiamız da yok. Bu nedenle düşündüm ve dedim ki “platform” diyelim, başka bir karşılık bulamadım. Peki, bu platformda ne yapacağız? Biraz da bundan bahsetmek gerek.

Filokalist, bir şeyler yazıp karalamayı sevenlerin yeri aslında. Hatta sadece yazmak değil, çizmek de! Şunu belirteyim ki burada şiir, öykü türleri yer almıyor. Eğer gerçekten çok kaliteli öyküler ile yolumuz kesişirse neden olmasın? Ancak şimdilik şiir ve öyküden uzaktayız. O yüzden bu türlere merakınız varsa belki de çoktan okumayı bıraktınız bile. Burada fikirler ön planda; edebiyat yapabiliriz, kitaplardan konuşabiliriz, müzikten başlar film eleştirisine, kitap değerlendirmesine, aklımızı kurcalayan felsefi bir konuya, tarihe, psikolojiye, arkeolojiye bile uzanabiliriz. Akademik bir üslup tercih edebileceğimiz gibi yönümüzü deneme üslubuna da kaydırabiliriz. Bunun yanı sıra çizimlerimizi de paylaşabiliriz; yani filokalist’i yalnızca harflerle sınırlamak istemiyorum. Ortaya koyduğumuz her eser de belirli bir yayımlanma zamanını beklemeden, yayımlanmaya hazır olduğunda direkt paylaşılacak. İşte bu nedenle bir dergi değil; yazmayı, çizmeyi sevenleri bir araya getiren bir platform filokalist.

Şu zamana kadar yazdıklarımdan hareketle filokalist’i merak edip bir karıştırdıysanız birkaç yazı çıkacak karşınıza. Bunlar benim eski yazılarım, filokalist’e ilk başladığım yazılarım. Yıllar önce, gerçekten de yıllar önce, kaleme aldığım ve şu an yüzümde tebessümle okuduğum canım yazılarım. Yazmak bu nedenle hoşuma gidiyor işte: İnsan kendi gelişimini kendi gözleriyle, ruhuyla, düşünceleriyle takip edebiliyor. O yüzden onlara burada yer vermek istedim, dönüp dönüp beni burasıyla tanıştıran ilk zamanlarımı ve yazarken yaşadığım tatlı telaşlarımı, bazen cümle kuramayışlarımı bazense anlatacaklarımı utana sıkıla yarıda bırakarak geçişlerimi görmek için. Artık bunu ne kendim yapmak istiyorum ne de size yaptırmak istiyorum. Bu nedenle buradaki yazılarımızın uzunluğunun bir limiti yok. Gönlünüzce kaleminize dökebilirsiniz aklınızdakileri. Ancak ben, bu seferlik, biraz kısa tutmak istiyorum söyleyeceklerimi. Bu yazıya ve size veda etmeden önce, başta demediğim ama artık vaktinin geldiği iki kelimeyi paylaşmak istiyorum sizinle: Hoş geldiniz! Yürekten diyorum ki burada olmanız beni fazlasıyla mutlu ediyor ve sizin de yazmak, çizmek ve paylaşmak istediğiniz eserlerinizi görmeyi çok fazla istiyorum. Bu nedenle eğer siz de burada yer almak istiyorsanız eserlerinizi filokalistt@gmail.com adresi üzerinden iletebilirsiniz. Şimdilik hoşça kalın!