Hazan

Çok uzun zaman olmuştu içimdeki derin hüzne yatalı

Üzerimde ölü toprağından bir örtü,

Başımda hazan rüzgârları.

Bırakmıştı bir şeyler beni

Belki yaşamak hissi, belki hiç yaşayamamış olmanın kederli yüzü.

Bırakmıştım bir şeyleri

Kim bilir, belki de yaşananların sağır eden çığlığını duymayı.

Bir veda kopuyordu içimden

Kopuyordu ama ayrılmıyordu, acıyordu ama kanamıyordu sanki

Soğuk bir karanlıkta geceyi beklemek gibi

Gece bile daha aydınlık hissettiriyordu karanlıktan.

Kaskatı kesen bir uyuşukluk hâliydi bu bekleyiş

Hiç uyanamayacakmışım gibi, hiç uyuyamayacakmışım gibi üstelik.

Köksüz bir melodramın yankısı uğulduyor zihnimde

Daha köklü bir yankı, daha köksüz bir dram.

Üfledikçe dağılıyor, dağıldıkça dağılıyor her zerreme.

Paramparça olana kadar içime attıklarım sarılıyor yakama.

Sustuklarım şuramda, burnumdan soluyor.

Düğüm olmuş her yanım, ben ise boğuluyorum.

Açmadı mı gün daha?

Gün açmıyor artık ve gece batmıyor hâlâ.

Dedim ya, çok uzun zaman oldu

Ben gece açmayı, gündüze hasret yaşamayı öğreneli çok uzun hazan oldu.

Yazar

2 Yorumlar

Bir cevap yazın