Karışıklaşma

Bugün haftanın en perşembesi

Yanımda bir balıkçı oturuyor kafası bozuk

Olta durgun deniz çarşaf

Bir radyoda Müren’in sesi

Bu eksik öğleden sonranın da geçmekte hevesi

Hava gri ne soğuk ne sevgili

Balıkçının her bakışı denize biraz yergili

Elden ele geçen bir hüzün var körfezde

Hüzün demesek gönül küser

Neşe desek günün gönlü yok karşıdan eser

Velhasıl bir iki sallandı bir nazlandı olta

Arnavut kaldırımında telaşla sonlandı volta

Sabırlı ve meraklı misina vızıltısı

Altı şişenin tamı tamına altısı

Umudu kesik bakışlar suya gömüldü iyice

Balığın bakışına kızdı balıkçı ince

Bir yokladı bir kokladı bıraktı suya geri

Bugünü de yaşamaktır dedi bunun ederi

Ses kesildi su sustu

Altı şişeye rağmen balıkçı susuzdu

Çektik sandalyeyi ustanın yanına

Bir yarım ekmekle bir bardak ayranına

Kime yâr oldun dedi ya denize ya yarına

Ben şükrettim o akşam kaderin ayarına

Balığı görmeden rakıyı sıvamışlar masaya

Otuydu suyuydu doldurmuşlar kasaya

Yabancılık çekmedim hiç

Derlermiş adına piç

Otur dedi karşıma

Sarhoş dedi bakışıma

Yahut kalem yârindir

Ya senin ya yârindir

Herkes bir deli ozan

Yırtılacaktır elbet kozan

Usta dedim böyle gider mi

Saymayla gün gece biter mi

Ölçüsüz bir sevdadır

Benim korkum vedadır

Baktı bana, güldü güldü kaldırdı başını

Gökten inenle paylaş dedi aşını

Yâre bakan göz görmez karanlık

Çare yanan gönle çalı çırpı samanlık

Sustuk sustuk oturduk sararmış sakalıyla

Akşam geceye döndü güneşin son kanıyla

Usta gitti ben kaldım

Yârin yanına vardım

Varsa yok ondadır gecenin ilacı

Sabahı ettirmez yalnızlık ve acı

Dilden döküldükçe kaleme sözlerim

Ustayı hatırlar yâre koşar gözlerim

Ah o bitik yaşlı adam

Ah o kel başlı adam

Yarsız kaldın

Yarınsız kaldın

Vardın varmasına da

Kimsesizler mezarlığına vardın.

Yazar

Bir cevap yazın