Kendimle Mülahazalarımdan Size Yansıyanlar

Toprağın en anlamlı serüveni: insanoğlu. Kutsal varoluşunun kıymetine nazar edemeyen, yeniden toprağa dönme serüveni olan ömrüne gerekli yolu çizemeyen ya da özüne itibar edemeyen; insanoğlu. Keşfedilmeyi bekleyen, varlığının o nadide ufkuna ulaşmak için gerekli çabayı göstermeyen, önce kendisine yol alması gerekirken, tüm yolları kendinden esirgeyen insanoğlu…

Bir süredir kendime yol almanın farkındalığı içerisindeyim. Kendimi kendimden soyutlama adımlarımı sonlandırmaya başlıyorum. Somut olarak kabul ediyorum “insan kimliği”mi. Hata yapmanın da bir varoluş nüktesi olduğunu öğreniyorum. Yok olmayı dilercesine bir suçlamanın aksine gayet normal bir tökezleme olabileceğini kabul ediyorum. Tökezlemeden çok fazlası, yüzüstü yere kapaklanma olsa dahi kendimin ellerinden tutuyorum. Yaralarıma iyileşmesi için baskı yapmıyor, zamanın kollarına bırakıyorum. Bambaşka kalplerin inceliğini hesaplamanın yanında ilk olarak kalbimin incelik haritasını çiziyorum. Kendime afili bir dönüş gerçekleştiriyorum. Afili, evet kesinlikle, böylesi adımlar kutlama gerektiren neticeler benim için çünkü gerçekten kendini anlamamanın ızdırabını iliklerinde yaşayan, kendini anlamadan anlatmaya kalkışan biriyim. Emanet olan benliğime, benimmişçesine yaşattığım sancılı 22 yıl… Yaratılış gayemin farkında olmama rağmen, gayenin muhatabını kabullenmek bir hayli uzun sürdü.

Bir yolculuk olan ömür, anlam arayışından, arayışın bir gaye-i hayale ulaştırmasından ibaret. Fakat, biz, insanoğlu ömrünü kendini anlamanın, varlığını kavramanın çok uzağında soluk soluğa yaşamaya çalışıyoruz. Hani hep söylenen: “Neye yetişmeye çalışıyoruz?” sorusunun cevabı aslında yine içimizde gizli. Yetişmeye çalışmıyoruz sevgili okur, yetiştirmeye çalışıyoruz benliğimizi ve var oluşumuzu. Hayatta kalırken göç etmenin bilinciyle yaşamaya çalışmak belki de… Hayatın kendimizin olduğunun şuuruna varmak çünkü hayat, kendimizden uzak kalmak için değil, yaratılışımızı anlamak için bize bahşedilmiş. Çağın tüm vahşi atmosferine rağmen, insan kalabilmenin amansız mücadelesini veriyoruz. Bu mücadelenin zaferine ulaşmak, kendimize hürmetle başlar sevgili okur. Kimine göre şükür, kimine göre teşekkür etmek benliğimize. Toprağın o saf halini ziyan etmeden teslim etmek sahibine.

Kendime dönüyorum. Ağır aksak ama farkında olarak. Gelip geçici olan her şeye değil, bir sonsuzluk olan ruhuma anlam kazandırarak. İlmek ilmek, ruhumun gayesini dokuyarak.

Yazar

2 Yorumlar

Bir cevap yazın