Kuşanıyor Ömrüm Yeni Bir Yaşı Mücadele Mayasıyla

Dünyaya gelişimin iki yüz seksen sekizinci ayındayım.

Güne vurmaya cesaret edemedim ömrümü.

Geçiyor zaman, hızla ve ah’larla…

Vehametini bir köşeye bırakmak istiyorum aldığım yaşların ve

Telaşlarımı ipe sermeyi düşünüyorum.

Var olmanın sancılarını her geçen yılla daha da ağırlaştıran dünyayı,

Haline yoluna koyma gayretimizin de alacağı olsun…

Kalp kırıklığı ertesi gibi yirmilerden sonrası, her gün.

Babamın saç beyazlarında ki payımın hesabındayım bir süredir.

Annemin öğütlerinden hazırladım, çeyizimin kitaplardan arta kalanını.

Herkesi sevmeye çalışmanın ötekileştirici acısındayım.

Sevilip sevilmemenin umurumda olmayışının şaşkınlığında.

Yaşlanmak böyle bir his mi?

Her yaşın ayrı bir güzelliği var kısmından çok,

Her yaşın ayrı bir acısındayım.

Hayat sandığımızdan daha kısa ve ben

Bu kısıtlı zamanın yönetimine bir türlü vakıf olamıyorum.

Hesap verecek olmanın ağırlığı var üzerimde.

‘’Son yaşım olabilir.’’ düşüncesi kemiriyor zihnimi.

Harekete geçebilecek iradeyi gösteremiyorum.

Ümidim hep var ama belli de edemiyorum.

Bir şeyi başarmış olmadan tamamlamak istemiyorum ömrümü.

Hep yarım kalmışlıklarla doluyum.

Doluyum, boğazıma kadar susturulmaktan.

Ziyadesiyle kırıldım, anlaşılmamaktan ve yanlış anlatmaktan.

Tahmin edilenden daha fazla yorgunum.

Herkes mutlu olsun derken hiç kimsenin umursamadığıyım.

Olmam istenilen kişi olmadığım için hep kızılan fakat

Kendim gibi olmaktan da takdir toplayan benim.

Sevmiyorum kanunları, her yaş aldığımda daha fazla,

Gücü koruyan her şeye bileniyorum, istemeden de olsa.

Sloganlar dilimin ucunda, kalbimin meydanında.

Hayallerime kurulan barikatların tam ortasında

Üflüyorum pastamı, fikirlerimi kutlarcasına.

Kuşanıyor ömrüm yeni bir yaşı,

Mücadeleden mayasıyla.

Bilemem, kaç yaş yazıldı bahtıma,

Yaş alırım, yaşlanırım ve giderim nasıl olsa, eninde sonunda,

Giderim ama sen mücadelemizi unutma…

Yazar

Bir cevap yazın