Mor Elbiseli Küçük Kadın

Onu ilk gördüğümde; kocakarı soğuklarının yerini ılık meltemlere bıraktığı, baharın gelişini müjdeleyen ilk cemrenin toprağa düşüşünden birkaç gün sonrasıydı. Toprağa baharı getiren cemreydi; benim gönlüme baharı getiren ise O, mor elbiseli küçük…

Bendeniz, Deniz

Kalabalık caddeyi arkasında bıraktı, dar sokaklara saptı. Büyük apartmanlar seyrekleşti, sonra da kayboldu. Aradığı koca gri binanın önüne geldiğinde gözlerini kısarak duvarları inceledi. Çekilecek bir belgeselde bu hastanenin insanlar üzerinde nasıl bir…

Babam İncir Kadar Tatlı Değil

Çift sayıda yediğim meyvelerin çekirdekleri avucumda. Oysa sen, hep tek sayıda yememi öğütlerdin bana. Anlamadım baba. Anlayamadık birbirimizi. Farklı noktalara savrulduk durduk. Şimdi aramızdaki mesafenin mutlak değerini alamıyorum. Korkuyorum doğrusu. Aramızdaki mesafenin…

Arayış

Ben bu düzene dahil edilirken fikrim sorulmadığı için rahatsızım. Her bir yazımın arkasındaki o ön kabullerden rahatsızım. Beni ne ben yapar, bu soruya karşı da kifayetsizim ayrıca. Bana ait olduğunu düşündüğüm görüşleri…

Bir Günlük

31 Ekim Henüz yataktan kalkamadım. Vücut ağrılarım beni bu bir metreye iki metre boyutlarındaki ufak yatağa hapsetti. Zamanında bilge bir arkadaşım bana genişçe bir yatak almamı tavsiye etmişti, kulak asmamıştım. Zira bulunduğum…

Göl

Sizinle, okumaya başlamadan önce bir şarkı paylaşmak isterim. Naçizane, yazıyla birlikte ya da yazıdan sonra dinlemenin keyifli olduğunu düşünüyorum. Göl kenarına gidiyoruz. Küçük bir ev tuttuk orada, şehirdeki koşuşturmadan iki günlük de…

Sermest

Kendimden emin olmadan arabaya atladığımda aşağı yukarı neler olacağını öngörebiliyordum. Aylin’in evine gidecek, içeri hiddetle dalacak, bağıra çağıra tartışacaktık. Yine çözemediğimiz bir sorun ve tatlıya bağlayamadığımız bir kavga daha yaratarak hayatlarımızı birbirimize…

Yaşlı Adam ve Kira

Bugün ayın 15’iymiş. Hiç tarihleri hatırlayan bir insan olmadım, isimleri de. Ama yüzleri iyi bilirim. Mesela her sabah bir kız çocuğu geçer benim kaldırımımdan. Saçları iki yana örülü, sarışın hafiften. Buğday tenli…

Neriman

Alacak kaç nefesi, dökülecek kaç tel saçı kalmıştı? Kaç cemre düşürecek, kaç çiçek solduracaktı? Alçıları dökülmeye başlamış şu evde akıldan geçip de dile bir türlü dökülmeyen sorular, keçeleşmiş yünler gibi duruyordu yatak…

Bir Radyo Programı

Şu an bu programa etkileyici bir giriş yapabilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim. Ancak şu an çaresiz haldeyim. Kelimeleri sıralayıp anlamlı bütünler oluşturmayı bırak, sizleri etkileyecek tek bir kelimem dahi…

İplenmemenin Dayanılmaz Hafifliği

Binbir türlü zorlukla yataktan attım kendimi. Savaşı kazanmıştım, yatağıma karşı galip geldim. Yatak çok rahat olduğundan da değildi ya, uyku düşkünü bir aylaktım sadece. Zihnim yavaş yavaş açılıyordu, ağzımı bir karış açıp…

İki Alarm Arası

Sabah yedi, gece on bir Sabah yedi, gece on bir Sabah belki sabah namazından sonra, ama gece hep on bir… Ayarlı bir saati vardı Ali’nin, her gün birbirinin aynı kurulu. Sabit bir…

Mor Şekiller Yeşil Daireler

Başlamadan önce yazardan küçük bir tavsiye: Yazıyı Rachel Laurin ve Angèle Dubeau ‘nun Adagio yorumunu dinleyerek okumanızı tavsiye ederim, naçizane fikrim. Saat 04.28. Gün aymak ve aymamak arasında kararsız kalmış, gök çekinerek…

Oyunumuz Düne Ertelenmiştir

Bugününü yaşayamayanlarda yine sahnedeydi Zeynep, güneşin odasına teşrifiyle iki perdelik oyunu başlardı. Miskinliğine ara vermeden kalkardı yataktan, aynaya bakardı, fönü bozulmuş ama duşa girmek için üşengeç bi’ sabahtır bu sabah –öteki tüm…

Bunaltı

Tek hatırladığı suya çarptığı anda çıkan ürkütücü gürültüydü. Bir de atlamadan önce düşündüğü son şey: “Ya varsa?” Hayatı boyunca arası iki kişiyle pek iyi olmamıştı. Üvey babası onu hayatının aşkını geç bulmasının…