Sakıncalı

Gözlerimle gördüm,

Adımların en ahenklisini.

Yürürken şahit oldum,

Arkada kalmanın,

Yetişmeye çabanın,

Yol göstermeye hürmetine.

Kaç adım attım,

Kaç kavuşma yaşadım

Ayrılığa çıkan, saymadım.

Bir muhabbetin müptelasıyım,

Kalp süzgeci baş köşede,

Dünyadan arındırılmış, safiyane.

Mutfakta cennet hurması,

Olgunlaşmaya bıraktım bir köşeye.

Hurmadan tatlının hatırı,

Damağımda kalan bir günün tadı.

Burnumda tüten,

Zeytin çiçeği kolonyası.

Bilmez kimse,

Vapurda motor sesine karışmış,

Sezen’den parçayı.

İhanet bu ya;

Harflerin beli bükülmüş,

Sevmeyi anlatırken,

Hürriyeti vurgularken.

Deniz üstünde minare,

Dualarımıza dahi müdahale,

Deli gömleği layığında zalim cüretiyle.

Sakıncalı bize dünyadan arınmış sanrılar,

Sakıncalı, fikirden doğan sancılar.

Sakıncanın en afilisi,

Kulak vermek kendinden olmayana,

Barışı istemek mayın tarlalarında.

Sakıncanın ta kendisi,

Annemin kalbime işledikleri…

Yazar

1 Yorum

Bir cevap yazın