Sayılır mı Sahi?

Kolay süreçler var mı hayatta? Kolay süreçleri deneyimleyenler? Böyle dünyalar var mı? Ben o dünyalara çok imreniyorum. Hep değil de birkaç kere olsun kolayı deneyimlemek istiyor insan… İnsan işte… Islak beton kokulu soğuk yerler vardır ya hani, işte o süreçleri diyorum. Nefes alman mümkün mü böyle bir yerde, ayağının kaymaması?

Çok nadir mümkün oluyor. Bir tırabzan varsa mesela tutunabiliyorsun. Yahut açık bir pencere varsa nefes de alabiliyorsun. Artık nefes almanın bile mucize olduğu günlerde bunun da lafı edilmiyor tabii.

Süreçler yetmezmiş gibi bir de insanın içinin içi, tıpkı bir karınca sürüsü gibi üşüşüyor tepesine.

Huylandıkça huylanıyorsun. Garipleşiyor ve garipseniyorsun.

Artık bir soluk bile üşütüyor insanı hatta en çok da bir soluk belki…

Sabrının eli ayağı titriyor insanın. Bir kırbaç şaklatmasında zamanın, insan gücüne şaşırıyor. Hadi be! Vay bunda da yaşıyorum, bunda da ayaktayım!

Tüm bunlardan sonra bir yabancılaşma başlıyor insanda… Bir kukla yönetir gibi bakar kendisine. Ne garip! O, o değildir sanki, hayat bir anlamsızlığın içine sürüklenmiş gidiyordur. Çevresindekilere bakar insan kim ki bunlar ve ben neredeyim?! Başlar yalnızlığına gömülme günleri. Önce korkar insan çünkü bir bilinmezdir yalnızlık ve hiç de popüler bir tercih değildir. İşte tam da bu yüzden korkutur. Çünkü başkalaştırır ve kendini gerçekleştirme yolları açar insana. Yüzleşme zamanıdır! Üstelik hiç, yüzleşmediyse insan, kendini hiç sanık sandalyesine koyamadıysa, vay haline! Uzun bir süreçten sonra, gerçek olan kendi ile görünür olur hayatta. Aslında o an daha zordur uyum sağlamak hayata. Belki bir süre sonra olur… Olacak olan.

Güneşin günleri ısıttığı süreçler iyi gelebilir insana? Kolay süreçlerden sayılır mı? Piknik sepetine bir tutam mutluluk alıp, bisikletine atlayıp tüm süreçlere inat kahkaha yollamalı günler? Peki, bunlar sayılır mı?

Yazar

Bir cevap yazın