Dallar ve Parmaklar

En iyisi sandığım bunlar Maskeler üstüne maskeler İşte, tam da burada kayboldum. Ne kadar tatsız oysa Kurduğum hayaller iskeletler Tuttuğum şeyler parlak dikenler Ayaklarım, mezarda yelken Ellerim, kazmakta kuyusunu Ellerim kazımakta, suyu…

Ölümünü Arayan Çığlığa Yanıt

Ölümdür saklı her mabedin dehlizlerinden çığıran. Sessiz bir serzeniştir esasında verilen son nefes. Duyan ve duymayanın infilak ettiği her zerrede, Ölümdür mâbudunu bekleyen. Yakamozun göz kamaştıran aydınlığında, Mumların kavuran sıcaklığında, Zamanın akışına…

Yaşıyorsam Eğer

Yaşıyorsam eğer, Ölmemek için değil, Ölürsem de yaşamış olmak için. Yaşıyorsam eğer, Omuz verdiysem bir kavgaya, Zaferi görmek için değil, Haklı olarak mücadele etmek için Yaşıyorsam eğer, Tüketmek için değil, Gerçek bir…

binüçyüz

Ellerin büyür ellerimdeAvuç içinden okunur mutluluğunGözlerin biraz buğulu akşamüstü gibiAklın gibi puslu bazen Balkona çıkarsın sen saat sabah dörtteBir fincan güneş elinde tuttuğunBuharı sabah dolaşan bulutlara ilham gibiYüreğin gibi ısıtır bazen Kalem…

Direnmenin Türküsü

Bir ses var, sanki yakından biraz uzak, Ayak sesleri mi dersin, Susmanın birikmişliği mi? Bunca zamanın, örselenmiş beraberliği mi? İncinen alacaklı, incitenden; Haysiyetsizce hükmedenden, Ah’ları görmezden gelenden, Ana, baba, çocuk dinlemeyenden… Kim…

Darmadağın

Sızlıyor, acıyor kanatlarım Uçamadılar diye istedikleri yöne Bütün güzellikler kaldı içimde ukde Rutubete karışıyor gözyaşlarım Sarsılıyor, titriyor ayaklarım Konamadılar diye umdukları tüneğe Bütün kelebekler de senin muhitinde Dalga dalga yayılıyor feryatlarım Büyüyemeden…

Yağmurun Şehri

-Eski Paris artık yok, ne yazık, bir şehrin şekli, bir faninin kalbinden dahi çabuk değişiyor-                                                                                                           Charles Baudelaire Çürük ipliklerle dokunmuş bir geceydi vakit Şimşekler saklamıştı sözlerinin arasına Ve bu şehri bir…

Yaşlı Misafir

Aç kapıyı buyur etNefesini tutup yağmurdaKoştukça koşan bir koku.Elleri dolu gelmiş bu akşamBir havlu ver saçlarını kurutmayaBir battaniye sar yılların hüznünü ısıtsın.Sivri dallar gibi parmaklarınNeleri kopardı aceleci geçenlerdenYaşamak aceleye gelmez. Ne içermiş…

Azılı Hür

Sen görmemiş gibi yaparken tutsaklığıma, Duymamış gibi giderken yoluna, Ağıtlar yakılırdı mücadele soğuğuna, Doğmamış çocukların gözyaşlarıyla. Yasaklanmış bir satırı okuma tenezzülü, Herkesin sandığı karar, idam kürsüsü, Kalabalıklar nezdinde görüldü mührü. İstikbalimizin sandığında,…

Zeytinimin Gölgesi

-Kemikleriyle en güvenli limanları inşa edenler anısına- Bir barış vakti Unuturum tüm yenilgilerimi Kurtulurum sahipsiz cenazelerde izimden Ve arınırım, sessiz bir kibrin Çürümüş esrikliğinden Çocukluğumun yanaklarından süzülüyor gece Dudaklarımda orman uğultusu… Aynı…

Postmodernizm

Hava çok soğuk Gözlerim donuk Senden başka kimseyi Görmek istemiyorum Hayatım bitik Umudum yitik Hayallerimi dahi Artık dert etmiyorum Cümle menfaatte Bense kalbinde Damarına karışmış Kan ağlıyorum Korkularım var Ayrılıklar da Ama…

Görünce Anladıkların

Gözlerinle kulaklarınla yakalarsınTırnaklarını saplamış olduğun şimdileri.Soyulan ve soyunanKayıp gitmesin diye tuttuğun zamanın iki ucu.Geçmişi kurtarırken tırnaklarını kırdınGelecekleri kızıla boyuyor ellerin kaydıkça.Uykum ve en sevdiği kaçamak yer dizlerinYa da kaçmak aklı sıra gözlerini…

İsyan Afakı

Ete kemiğe büründü isyanım, Ben, içinizdeki hiç kimsenin isyanıyım, Karanlığınıza boyun eğmeyen isyan afakıyım. Kinimi duyan var mı? Duvarlarınızın kahrıyım, Bedenlerimizin zincirinden, düşünce kaçağıyım. Faili bariz ölümlerin ağıtı, Kıvılcımı sessizliğiniz olan, yürek…

Yaraların İyileşme Gayesi

Bir gün ellerinde baltalarla insanlar, Girmeye kalktı içimin en gölgelik ormanlarına. Ürktüm! Dost bildiğim eller uzanınca yarama, Yırttım bütün dikişlerimi, kaçtım. Ve bir Akdeniz sabahında, Mezarımı kazdım kumsala. Rüzgârlara dedikodu oldu ismim,…

Mevsimsiz Çocuklar

Demir kapıların rüzgarlarıyla uçuşurdu saçları, Mevsim rüzgarları bilmezdi saçlarının ağrısını. Adımlarını kovalardı duvarlar, Bilmezdi, sonsuz bir var oluş olan, topraklar. Islak beton kokusunu bilir de minicik burnu, Ihlamurların çiçek kokusunu merak ederdi,…
1 2 3