Evvelce size Voyager’dan iki adet parça seçmiş izah etmiştim ve şimdi de söz verdiğim üzere bizzat bu uzay serüvenini size aktarmak istiyorum. Bu yazıda ‘Voyager Uydusu’ olarak da bilinen ve NASA tarafından hazırlanan bu uzay programına, arkasındaki teknolojilere ve özellikle de müzikal hikâyesine değineceğiz. Hemen başlayalım.

“Voyager nedir?” sorusuna cevaben: insanlığın, uzayda gidebileceği en uzak mesafeyi keşfetmek ve burada yaşayan muhtemel akıllı canlılara ulaşmak üzere tasarladığı bir araçtır diyebiliriz.

Carl Sagan’ın başı çektiği projeler içinde gerçekleşmiş en ilhamkâr işlerden biri olan bu proje ile uzaya gönderilen iki adet tıpatıp aynı araç (Voyager 1 ve 2) uzayın sonsuz boşluğunda ilerleyecek ve güneş sistemini terk edecekti.

Bu amacı gerçekleştirmek için ilerlerken Voyager uzay aracı, bize ne kadar küçük ve bir o kadar ıssız olduğumuzu hatırlatan “soluk mavi nokta” isimli fotoğrafı gönderdi. En son gelişme ise 5 Kasım 2018’de duyuruldu. 2 numaralı araç yıldızlar arası uzaya ulaşmış ve ilerlemeye halen devam ediyor.

İşte tüm bu uzay serüveni içinde, her iki sonda üzerine yerleştirilen altın bir plak ile varlığından emin olamadığımız canlılara bir dizi mesaj ve evrendeki konumumuzu anlatan bir davet gönderdik.

Yukarıda Altın plağın ön yüzünü ve bir takım şekilleri görmektesiniz. Bu şekillerin ne anlattığını uzun uzun anlatmak istemiyorum, zira oldukça karmaşık bir sisteme sahip. Ayrıca bu yüz özel bir pikapta çalındığında, ses dalgaları ile dünyadan resimler de gösteriyor ki bunun teknik kısmını asla anlamadığımdan geçiyorum. Oldukça karmaşık bir sistem ile tasarlanmış aslında bu plak. Sıradan bir insan için bile karmaşık bir yapı var plak üstünde. Bunu anlayabilen ve tasarlayabilen canlılarla türdaşlığımız, tedirginlikle gurur verici benim için; fakat bunu anlayacak bir başka dünya dışı varlık beni korkutuyor cidden.

Bu plağın arka yüzü ise aşağıda gördüğünüz gibi sıradan bir uzunçalar plak gibi görünüyor.

Günün birinde Voyager, eğer gerçekten en azından bizim kadar akıllı bir yaşam formu ile karşılaşırsa olmasını umduğumuz şey, bu plağın yerinden sökülerek çalınması yönünde. (Maalesef bu konuda yaygın bir yanlış anlaşılma; sondaların bu müzikleri çalarak bir seçim arabası gibi uzayda ilerledikleri yönünde. Fakat, ancak akıllı bir varlık plağı çalabilecek. Yani böyle bir sesli ilerleme söz konusu değil.) Ve çaldıklarında duyacakları şeyler oldukça ilginç.

 Öncelikle stereo olarak planlanmış bir kayıt bu. Dünyadan çıkan çeşitli sesler plağın bir bölümünü oluşturuyor (tren, yağmur, hayvan sesleri vb.). Dünya dillerinde selamlamalar mevcut bu plakta. Bu diller içinde Sümerce bile mevcut.  Türkçe de var elbette. Uzaylılara selamlamak için seçilen Türkçe cümle ise “Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız, sabah şerifleriniz hayrolsun”. Türkçeye oldukça hâkim olduğu söylenen Peter Ian Kuniholm tarafından seslendirilen bu sözler ile belki de dünya dışı varlıklar ilk kez Türkçe ile tanışacak bir gün, kim bilir. Ayrıca seçilen dillerin içince Sümerce gibi antik bir dilin olması da beni hep düşündürüyor. Aklıma Sümerlilerin uzay araçlarına binip dünyayı terk ettiği bir senaryo geliyor ki uzun uzun düşlemesi oldukça güzel bu hikâyeyi.

Ve gelelim müzik kısmına. Bu bölümü uzun uzun size anlatmak isterim aslında, her bir eser her bir kayıt derin derin yüzlerce hikâye barındırıyor benim için. Fakat insanlığın müzik serüveni üzerine yapılmış olan bu seçki 27 adet parça içeriyor ve bu koca bir romana denk gelir yazsam. O yüzden çok çok yüzeysel olarak yapılan bu seçki üzerinden size kısacık bir değerlendirmemi aktarmak istiyorum ve ardından da sizi tüm kayıt ile baş başa bırakacağım.

Öncelikle bu seçkinin yıldızı Bach, zira üç adet eseri ile plakta yerini almış. Kendisi müzik üzerine geliştirilmiş matematiksel teorinin en kusursuz uygulayıcısıydı. Bu nedenle ona ne kadar yer verilse az bir yandan…

Navajo yerlilerinden bir kayıt var örneğin, Azerbaycan da bir eser ile seçkinin içinde. Tüm seçkide;kurulan ekip tarafından insanlık müziğinin temsilinde kilit rol oynadığı düşünülen eserler yer alıyordu ve müziğimizin geniş ufkunu bize sunuyordu ki yayınladığım yazılarda bu ufkun nasıl genişlediğini size anlatabilme şerefine nail olmaktan dolayı çok mutluyum.

Tüm bunların yanında, seçkinin takıldığı küçük bir engelden de söz etmek önemli diye düşünüyorum. The Beatles’ın “Here Comes The Sun” şarkısı Sagan tarafından plağa eklenmek istenmiş fakat telif hakkı sahipleri tarafından bu istek gerçekleşememişti. Yani bürokrasi ve bir takım başka dünyevi dertlerden ötürü bu seçkinin temsil kuvveti oldukça sorgulanabilir diye düşünüyor bu sorguyu da size bırakıyorum. Siz acaba nasıl bir seçki yapardınız… Veya uzaydan böyle bir kayıtla karşılaşsaydınız neler düşünürdünüz acaba?

Aşağıdaki plağın tamamını bulabilirsiniz. (5 saat) Müzik seçkisi için 33. Dakikadan itibaren başlıyor. Eserlerin listesi için kaynakçada Wikipedia linkini takip edebilirsiniz. Önerim rastgele bir andan kaydı açıp bunun size uzayın derinliklerinden gelmiş bir mesaj olarak kabul etmeniz.

Hoşça kalın.

KAYNAKÇA

https://en.wikipedia.org/wiki/Contents_of_the_Voyager_Golden_Record#Greetings

https://voyager.jpl.nasa.gov/

Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.